حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا سُلَيْمُ بْنُ مُطَيْرٍ، - مِنْ أَهْلِ وَادِي الْقُرَى - عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ حَدَّثَهُ قَالَ سَمِعْتُ رَجُلاً، يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي حَجَّةِ الْوَدَاعِ فَأَمَرَ النَّاسَ وَنَهَاهُمْ ثُمَّ قَالَ " اللَّهُمَّ هَلْ بَلَّغْتُ " . قَالُوا اللَّهُمَّ نَعَمْ . ثُمَّ قَالَ " إِذَا تَجَاحَفَتْ قُرَيْشٌ عَلَى الْمُلْكِ فِيمَا بَيْنَهَا وَعَادَ الْعَطَاءُ أَوْ كَانَ رُشًا فَدَعُوهُ " . فَقِيلَ مَنْ هَذَا قَالُوا هَذَا ذُو الزَّوَائِدِ صَاحِبُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم .
Türkçe Çeviri
Vadil-kura halkından olan Süleym b. Mutayr'dan (rivâyet olunduğuna göre) babası O'na (şöyle) demiştir: Ben Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'i veda hutbesinde dinledim. Halkı (iyiliğe) çağırıp (kötülükten) sakındırdı. Sonra da: " Ey Allah'ım tebliğ ettim mi?" dedi. (orada bulunan sahabiler) " Evet Allah için" (tebliğ ettin) karşılığını verdiler. Sonra ( Peygamber efendimiz tekrar) : " Ey Allah'ım tebliğ ettim mi?" dedi (onlar da tekrar) " Allah için evet" dediler. Sonra ( Peygamber efendimiz) : " - Kureyş kendi aralarında saltanatı ele geçirme yarışına girdikleri ve bağış da rüşvete dönüştüğü zaman onu (almayı) bırakınız" . (Bu hadisi nakleden zat hakkında) " bu (zat) kimdir?" diye (bilenlere) sorulduğunda (onlar) " Bu (zât) Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in arkadaşı Zü'z-Zevâid'dir. Cevabını verdiler.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com