حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ مُوسَى بْنِ أَبِي عَائِشَةَ، قَالَ كَانَ رَجُلٌ يُصَلِّي فَوْقَ بَيْتِهِ وَكَانَ إِذَا قَرَأَ { أَلَيْسَ ذَلِكَ بِقَادِرٍ عَلَى أَنْ يُحْيِيَ الْمَوْتَى } قَالَ سُبْحَانَكَ فَبَلَى فَسَأَلُوهُ عَنْ ذَلِكَ فَقَالَ سَمِعْتُهُ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . قَالَ أَبُو دَاوُدَ قَالَ أَحْمَدُ يُعْجِبُنِي فِي الْفَرِيضَةِ أَنْ يَدْعُوَ بِمَا فِي الْقُرْآنِ .
Türkçe Çeviri
Mus'ab, Ebî Âişe 'den nakledilmiştir ki: Bir adam evinin üstünde namaz kılar ve " bütün bunları yapan (Allah) ölüleri tekrar diriltmeye kaadir değil midir?" (75) âyetini okuyunca " Sübhâneke febelâ = seni teşbih (ve tenzih) ederim, evet (Sen ölüleri tekrar diriltmeye kaadirsin) " derdi. Bunu kendisine sordular, " Ben bunu Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'den işittim" diye cevab verdi. Ebû Dâvûd buyurdu ki: Ahmed (b. Hanbel) : Farz (namazlarda, Kur’ân'daki (dualar) la dua etmek benim hoşuma gider" dedi.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com