حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عُمَرَ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ قُلْتُ لِسُلَيْمَانَ أَدْعُو فِي الصَّلاَةِ إِذَا مَرَرْتُ بِآيَةِ تَخَوُّفٍ فَحَدَّثَنِي عَنْ سَعْدِ بْنِ عُبَيْدَةَ عَنْ مُسْتَوْرِدٍ عَنْ صِلَةَ بْنِ زُفَرَ عَنْ حُذَيْفَةَ أَنَّهُ صَلَّى مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَكَانَ يَقُولُ فِي رُكُوعِهِ " سُبْحَانَ رَبِّيَ الْعَظِيمِ " . وَفِي سُجُودِهِ " سُبْحَانَ رَبِّيَ الأَعْلَى " . وَمَا مَرَّ بِآيَةِ رَحْمَةٍ إِلاَّ وَقَفَ عِنْدَهَا فَسَأَلَ وَلاَ بِآيَةِ عَذَابٍ إِلاَّ وَقَفَ عِنْدَهَا فَتَعَوَّذَ .
Türkçe Çeviri
Huzeyfe (radıyallahü anh) , Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'ie birlikte namaz kıldığını ve ( Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in) rükû'da iken, " Sübhane Rabbiye’l-azim=büyük olan Rabbimi teşbih (ve tenzih) ederim" dediğini, secde halinde iken de " Sübhâne Rabbiye’l-a'la" yüce olan Rabbimi teşbih (ve tenzih) ederim" dediğini; (Kıraati esnasında) rahmet âyetine gelince mutlaka durup (Allah'dan rahmet) istediğini azab âyetine gelince de kesinlikle durup (Allah'a) sığındığını rivâyet etmiştir. Tirmizî, mevâkît 79; Nesâî, iftitâh 77, 78, tatbik 73, İbn Mace, ikâme 179; Dârimî, salât 69; Ahmed b. Hanbel, V, 382, 384, VI, 24.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com