حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَبِيبٍ، حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ الْحَارِثِ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَجْلاَنَ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ مِقْسَمٍ، عَنْ جَابِرٍ، ذَكَرَ قِصَّةَ مُعَاذٍ قَالَ وَقَالَ - يَعْنِي النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم لِلْفَتَى - " كَيْفَ تَصْنَعُ يَا ابْنَ أَخِي إِذَا صَلَّيْتَ " . قَالَ أَقْرَأُ بِفَاتِحَةِ الْكِتَابِ وَأَسْأَلُ اللَّهَ الْجَنَّةَ وَأَعُوذُ بِهِ مِنَ النَّارِ وَإِنِّي لاَ أَدْرِي مَا دَنْدَنَتُكَ وَلاَ دَنْدَنَةُ مُعَاذٍ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنِّي وَمُعَاذٌ حَوْلَ هَاتَيْنِ " . أَوْ نَحْوَ هَذَا .
Türkçe Çeviri
Câbir (radıyallahü anh) , Muâz'ın olayını naklederek dedi ki; " Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) bir gence; " Ey kardeşimin oğlu namaz kılarken ne yapıyorsun?" diye sordu. (O da) : Fatiha okuyorum, bir de Allah'dan Cennet'i istiyorum, (Cehennem) ateş (in) den de (yine) Allah'a sığınıyorum. Senin güzel nağmelerinle, Muâz'ın nağmelerininse ne olduğunu bilmiyorum, diye cevap verdi. Bunun üzerine Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) : " Gerçekten Ben de Muâz da bu ikisi ile ilgili (isteklerde bulunmaktayız) " buyurdu veya buna benzer bir şey (söyledi.)
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com