حَدَّثَنَا ابْنُ السَّرْحِ، وَسَعِيدُ بْنُ مَنْصُورٍ، وَمُسَدَّدٌ، قَالُوا حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ مَنْصُورٍ الْحَجَبِيِّ، حَدَّثَنِي خَالِي، عَنْ أُمِّي، صَفِيَّةَ بِنْتِ شَيْبَةَ قَالَتْ سَمِعْتُ الأَسْلَمِيَّةَ، تَقُولُ قُلْتُ لِعُثْمَانَ مَا قَالَ لَكَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حِينَ دَعَاكَ قَالَ " إِنِّي نَسِيتُ أَنْ آمُرَكَ أَنْ تُخَمِّرَ الْقَرْنَيْنِ فَإِنَّهُ لَيْسَ يَنْبَغِي أَنْ يَكُونَ فِي الْبَيْتِ شَىْءٌ يَشْغَلُ الْمُصَلِّيَ " . قَالَ ابْنُ السَّرْحِ خَالِي مُسَافِعُ بْنُ شَيْبَةَ .
Türkçe Çeviri
Safiyye bint Şeybe'den nakledilmiştir ki: Ben Eslemiyye'yi (şöyle) derken işittim: Ben Osman'a: " Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) seni çağırdığında sana ne dedi?" diye sordum da (O şöyle cevap verdi) : ( Resûlüllah bana:) " Ben sana boynuzların üzerini ört, diye emretmeyi unutmuşum. Çünkü Beyt (-i Şerif) de namaz kılanı meşgul edici (böyle) bir şeyin bulunmaması gerekir." buyurdu. (Mûsânnif Ebû Dâvûd'un bu hadisi aldığı şeyhlerden birisi olan) İbnu's-Serh, (bu hadisin senedini naklederken ravî Mansûr'un) " Dayım Mûsâfi' b. Şeybe (bana haber verdi ki) " dediğini rivâyet etmiştir. Ahmed b. Hanbel, IV, 68; Beyhakî, es-Sünenü'l-kübrâ, II, 438.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com