حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ عُمَرَ، أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ الْمُبَارَكِ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ كَانَ أَهْلُ الْكِتَابِ يَقْرَءُونَ التَّوْرَاةَ بِالْعِبْرَانِيَّةِ، وَيُفَسِّرُونَهَا بِالْعَرَبِيَّةِ لأَهْلِ الإِسْلاَمِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ تُصَدِّقُوا أَهْلَ الْكِتَابِ، وَلاَ تُكَذِّبُوهُمْ وَ{قُولُوا آمَنَّا بِاللَّهِ وَمَا أُنْزِلَ} الآيَةَ ".
Türkçe Çeviri
Bize Alî ibnu’l-Mubârek, Yahya ibn Kesîr'den; o da Ebû Seleme’den haber verdi ki, Ebû Hureyre (radıyallahü anh) şöyle demiştir; Ehli Kitâb (olan Yahudiler) Tevrat'ı İbrânîce (metni) ile okurlar ve onu müslümânlara Arab Dili'yle tefsîr ederlerdi. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bu hususta müslümânlara: — "Sizler kitâb ehlini tasdik de etmeyin, tekzîb de etmeyin. Ancak şunu söyleyin: ‘Deyin ki: Biz Allah’a, bize indirilene, İbrahim'e, İstmaîl’e, İshâk’a, Ya'kûb 'a ve torunlarına indirilenlere; Mûsâ'ya, İsâ'ya verilenlere ve bütün peygamber lere Rabb’leri katından verilenlere îmân ettik. Onlardan hiçbirini diğerinden ayırdetmeyiz. Biz Allah'a teslim olmuş müslümânlarız’” (el-Bakara: 136) .
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com