حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، وَقَّتَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم قَرْنًا لأَهْلِ نَجْدٍ، وَالْجُحْفَةَ لأَهْلِ الشَّأْمِ، وَذَا الْحُلَيْفَةِ لأَهْلِ الْمَدِينَةِ. قَالَ سَمِعْتُ هَذَا مِنَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَبَلَغَنِي أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " وَلأَهْلِ الْيَمَنِ يَلَمْلَمُ ". وَذُكِرَ الْعِرَاقُ فَقَالَ لَمْ يَكُنْ عِرَاقٌ يَوْمَئِذٍ.
Türkçe Çeviri
Bize Sufyân ibn Uyeyne, Abdullah ibn Dinar'dan; o da İbn Omer'den şöyle tahdîs etti: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem- Mekke'den iki merhale uzaktaki) Kann mevkiîni Necd ahâlîsi için, (Mekke'den altı merhale uzakta ve Râbığ yakınındaki) el-Cuhfe'yi Şâm ahâlîsi için, (Medîne'den altı mil uzaktaki en uzak mîkaat olan) Zu’l-Huleyfe'yi de Medine ahâlîsi için mîkaat ta'yîn etmiştir. İbn Omer dedi ki: Ben bunu Peygamber 'den işittim. Ve bana ulaştı ki, Peygamber , “Yemen ahâlîsi için de Mekke'ye iki merhaledeki Yelem mevkiini mîkaat ta'yîn etmiştir.” İbn Omer'in yanında Irak zikredildi de; İbn Omer: O vakit Irak yoktu (yani o zaman Irak ahâlîsi müslümân değildi) , demiştir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com