حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْوَلِيدِ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ تَوْبَةَ الْعَنْبَرِيِّ، قَالَ قَالَ لِي الشَّعْبِيُّ أَرَأَيْتَ حَدِيثَ الْحَسَنِ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَقَاعَدْتُ ابْنَ عُمَرَ قَرِيبًا مِنْ سَنَتَيْنِ أَوْ سَنَةٍ وَنِصْفٍ فَلَمْ أَسْمَعْهُ يُحَدِّثُ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم غَيْرَ هَذَا قَالَ كَانَ نَاسٌ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِيهِمْ سَعْدٌ فَذَهَبُوا يَأْكُلُونَ مِنْ لَحْمٍ، فَنَادَتْهُمُ امْرَأَةٌ مِنْ بَعْضِ أَزْوَاجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم إِنَّهُ لَحْمُ ضَبٍّ فَأَمْسَكُوا، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " كُلُوا ـ أَوِ اطْعَمُوا ـ فَإِنَّهُ حَلاَلٌ ـ أَوْ قَالَ لاَ بَأْسَ بِهِ. شَكَّ فِيهِ ـ وَلَكِنَّهُ لَيْسَ مِنْ طَعَامِي ".
Türkçe Çeviri
Bize Şu'be tahdîs etti ki, Tevbe ibnu Keysân el-Anberî şöyle demiştir: eş-Şa'bî bana: — Sen Hasen Basrî'nin Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'den hadîs rivayet ettiğini gördün mü? Ben İbn Omer'in meclisinde ona yakın olarak iki sene yahut ikibuçuk sene kadar oturdum da, ben İbn Omer'i şu hadîsten başka Peygamber 'den hadîs tahdîs ederken işitmedim: İbn Omer dedi ki: Peygamber 'in sahâbîlerinden bâzı insanlar, içlerinde Sa'd ibn Ebî Vakkaas da var olduğu hâlde, bir et yemeye giriştiler. Tam bu sırada Peygamber 'in kadınlarından bir kadın o et yemeye girişen topluluğa: — O et bir keler etidir! diye nida etti. Bunun üzerine sahâbîler o eti yemekten kendilerini tuttular. Bunun üzerine Rasûlüllah : — "Ondan yiyin yahut onu taam edin. Çünkü o halâldır -yahut: "Onda sakınca yoktur" ; râvî bu iki ta'bîrde şekk etmiştir- Lâkin keler benim alışık olduğum yiyeceklerimden değildir" buyurdu . Rasûlüllah 'ın Valileri, Kumandanları ve Sefirleri Şârih Aynî’nin Tertibiyle Şöyledir: A. Peygamber 'in Valileri
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com