قَالَ أَبُو حَازِمٍ فَسَمِعَنِي النُّعْمَانُ بْنُ أَبِي عَيَّاشٍ، وَأَنَا أُحَدِّثُهُمْ، هَذَا فَقَالَ هَكَذَا سَمِعْتَ سَهْلاً، فَقُلْتُ نَعَمْ. قَالَ وَأَنَا أَشْهَدُ، عَلَى أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ لَسَمِعْتُهُ يَزِيدُ فِيهِ قَالَ " إِنَّهُمْ مِنِّي. فَيُقَالُ إِنَّكَ لاَ تَدْرِي مَا بَدَّلُوا بَعْدَكَ فَأَقُولُ سُحْقًا سُحْقًا لِمَنْ بَدَّلَ بَعْدِي ".
Türkçe Çeviri
Ebû Hazım dedi ki: Ben bu hadîsi kendilerine tahdîs ederken Nu'mân ibn Ebî Ayyaş da işitti ve: — Sen bu hadîsi Sehl'den bu şekilde söylerken işittin mi? diye sordu. Ben de: — Evet, dedim. Ebû Hazım şöyle dedi: Ve ben Ebû Saîd el-Hudrî üzerine şehâdet ediyorum ki, muhakkak surette ben ondan işittim, o şu sözleri ziyâde ederek Peygamber 'in şöyle buyurduğunu söylüyordu: — "Onlar muhakkak bendendirler, derim. Bana: — Sen onların senin ardından ne tebdiller yaptıklarını bilmezsin, denilir. Ben de: — Benden sonra (dinde) değiştirme yapanlar uzak olsunlar, uzak olsunlar! derim" .
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com