حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ الْحُسَيْنِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا شَيْبَانُ، عَنْ فِرَاسٍ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ جَاءَ أَعْرَابِيٌّ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا الْكَبَائِرُ قَالَ " الإِشْرَاكُ بِاللَّهِ ". قَالَ ثُمَّ مَاذَا قَالَ " ثُمَّ عُقُوقُ الْوَالِدَيْنِ ". قَالَ ثُمَّ مَاذَا قَالَ " الْيَمِينُ الْغَمُوسُ ". قُلْتُ وَمَا الْيَمِينُ الْغَمُوسُ قَالَ " الَّذِي يَقْتَطِعُ مَالَ امْرِئٍ مُسْلِمٍ هُوَ فِيهَا كَاذِبٌ ".
Türkçe Çeviri
Abdullah ibn Amr (radıyallahü anh) şöyle demiştir: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'e bir A'râbî geldi de: — Yâ Rasûlallah! Büyük günâhlar nedir? diye sordu. Rasûlüllah : — "Allah'a ortak kılmaktır" buyurdu. A'râbî: — Bundan sonra nedir? dedi. Rasûlüllah : — "Bundan sonra anaya babaya âsî olmaktır" buyurdu. Bedevi: — Bundan sonra nedir? dedi. Rasûlüllah : — "el-Yemînu'l~gamûs'tur" buyurdu. Râvî dedi ki: Ben: — "el-Yemînu’l-gamûs" nedir? diye sordum. O da: — Yemininde yalancı olduğu hâlde, müslümân bir kimsenin malını kesip alan yemindir, dedi.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com