حَدَّثَنَا يُوسُفُ بْنُ مُوسَى، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم اتَّخَذَ خَاتَمًا مِنْ ذَهَبٍ أَوْ فِضَّةٍ، وَجَعَلَ فَصَّهُ مِمَّا يَلِي كَفَّهُ، وَنَقَشَ فِيهِ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ. فَاتَّخَذَ النَّاسُ مِثْلَهُ، فَلَمَّا رَآهُمْ قَدِ اتَّخَذُوهَا رَمَى بِهِ، وَقَالَ " لاَ أَلْبَسُهُ أَبَدًا ". ثُمَّ اتَّخَذَ خَاتَمًا مِنْ فِضَّةٍ، فَاتَّخَذَ النَّاسُ خَوَاتِيمَ الْفِضَّةِ. قَالَ ابْنُ عُمَرَ فَلَبِسَ الْخَاتَمَ بَعْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَبُو بَكْرٍ ثُمَّ عُمَرُ ثُمَّ عُثْمَانُ، حَتَّى وَقَعَ مِنْ عُثْمَانَ فِي بِئْرِ أَرِيسَ.
Türkçe Çeviri
Bize Ubeydullah, Nâfi'den; o da İbn Omer (radıyallahü anh) 'den şöyle tahdîs etti: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) evvelâ altından bir mühür yüzük edindi. Onu takındığı zaman yazılı kaşını avucunun içine gelen tarafa kordu. Rasûlüllah bu mühür yüzüğün kaşına "Muhammedun Rasûlullâhi = Muhammed Allah'ın elçisidir" cümlesini nakşettirmişti. İnsanlar da O' nun gibi yüzük edindiler. Rasûlüllah halkın da altın yüzükler edinmiş olduklarını görünce kendi altın mühür yüzüğünü çıkarıp attı ve: — "Ben bu altın mühür yüzüğü ebediyyen takınmam" buyurdu. Bundan sonra gümüşten bir mühür yüzük edindi. İnsanlar da gümüşten yüzükler edindiler. İbn Omer: Bu gümüşten mühür yüzüğü Peygamber 'den sonra Ebû Bekr, sonra Omer, sonra Usmân taktı. Nihayet Usmân'ın elinden Erîs Kuyusu'nun içine düştü, demiştir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com