حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، حَدَّثَنَا عَبْدَةُ بْنُ أَبِي لُبَابَةَ، عَنْ زِرِّ بْنِ حُبَيْشٍ، وَحَدَّثَنَا عَاصِمٌ، عَنْ زِرٍّ، قَالَ سَأَلْتُ أُبَىَّ بْنَ كَعْبٍ قُلْتُ يَا أَبَا الْمُنْذِرِ إِنَّ أَخَاكَ ابْنَ مَسْعُودٍ يَقُولُ كَذَا وَكَذَا. فَقَالَ أُبَىٌّ سَأَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ لِي قِيلَ لِي. فَقُلْتُ، قَالَ فَنَحْنُ نَقُولُ كَمَا قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم.
Türkçe Çeviri
Bize Abdetu'bnu Ebî Lubâbe, Zırr ibn Hubeyş'ten tahdîs etti. Ve yine bize Âsım tahdîs etti ki, Zırr şöyle demiştir; Ben Ubeyy ibn Ka'b'a sordum da: — Yâ Ebâ Munzir! Kardeşin (ve ilim yoldaşın) Abdullah ibn Mes'ûd (radıyallahü anh) şöyle şöyle sözler söylüyor (yânı "Kul eûzu bi-Rabbi’l-felâk "ve “Kul eûzu bi-Rabbi’n-nâsi" sûreleri Kur'ân'dan değildir, diyor) . Sen ne dersin? dedim. Ubeyy bana cevâb verip şöyle dedi: — Bu iki sûreyi ben de RasûlulIah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'a sordum. Cevâb olarak bana: "Bunlar Kur'ân'dandır, oku! Denildi. Ben de okudum" buyurdu. Ubeyy: — İşte biz de Rasûlüllah 'ın okuyup söylediği gibi okuyoruz, dedi.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com