حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ خَازِمٍ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مُرَّةَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ صَعِدَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم الصَّفَا ذَاتَ يَوْمٍ فَقَالَ " يَا صَبَاحَاهْ " فَاجْتَمَعَتْ إِلَيْهِ قُرَيْشٌ قَالُوا مَا لَكَ قَالَ " أَرَأَيْتُمْ لَوْ أَخْبَرْتُكُمْ أَنَّ الْعَدُوَّ يُصَبِّحُكُمْ أَوْ يُمَسِّيكُمْ أَمَا كُنْتُمْ تُصَدِّقُونِي ". قَالُوا بَلَى. قَالَ " فَإِنِّي نَذِيرٌ لَكُمْ بَيْنَ يَدَىْ عَذَابٍ شَدِيدٍ ". فَقَالَ أَبُو لَهَبٍ تَبًّا لَكَ أَلِهَذَا جَمَعْتَنَا فَأَنْزَلَ اللَّهُ {تَبَّتْ يَدَا أَبِي لَهَبٍ}.
Türkçe Çeviri
İbn Abbâs şöyle dedi: Bir gün Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Safa Tepesi'ne çıktı da: — "Yâ sabâhâh - Ey Kureyş buraya geliniz! Büyük bir iş karşısında bulunuyorsunuz!" diye seslendi. Bunun üzerine Kureyş, Peygamber 'in yanına toplandı. — Sana ne oldu? Diye sordular. Peygamber : — "Bana re'yinizi haber veriniz: Şimdi ben size 'Düşman (var), sizi ya sabah baskınına yahut akşam baskınına uğratacaktır' diye haber versem, beni tasdik eder misiniz?" dedi. Kureyş: — Evet, tasdîk ederiz, dediler. Peygamber : — "Öyle ise ben sizi şiddetli bir azâbdan evvel, bunu size haber veren bir nezîrim" dedi. Ebû Leheb: — Helake uğrayasın! Bizleri bunun için mi buraya topladın? Dedi. Bunun üzerine Allah: "Tebbet yedâ EbîLehebin ” (Ebû Leheb'in iki eli kurusun...) sûresini indirdi.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com