حَدَّثَنِي يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا رَوْحٌ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنَا أَبُو بِشْرٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ لَمَّا قَدِمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْمَدِينَةَ، وَالْيَهُودُ تَصُومُ عَاشُورَاءَ، فَسَأَلَهُمْ، فَقَالُوا هَذَا الْيَوْمُ الَّذِي ظَهَرَ فِيهِ مُوسَى عَلَى فِرْعَوْنَ، فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " نَحْنُ أَوْلَى بِمُوسَى مِنْهُمْ فَصُومُوهُ ".
Türkçe Çeviri
İbn Abbâs şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Medîne'ye geldiği zaman, Yahudiler âşûrâ orucu tutuyorlardı. Rasûlüllah onlara: — "Bu oruç nedir?" diye sordu. Yahudiler: — Bu, Mûsâ Peygamber 'in Fir'avn'a gâlib geldiği gündür, dediler. Bu cevâb üzerine Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) : — "Biz müslümânlar Musa'ya Yahûdîler'den daha yakınız, onun için bu gün oruç tutunuz" buyurdu 3. Bâb Yüce Allah'ın Şu Kavli: " (Biz de Âdem'e: Hiç şübhesiz ki, bu senin de, zevcenin de düşmanıdır.) Bundan dolayı o sakın sizi cennetten çıkarmasın. Sonra zahmete düşersin, demiştik" (Âyet: 117) .
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com