حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ كَثِيرٍ، أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ ابْنِ أَبِي نُعْمٍ، عَنْ أَبِي سَعِيد ٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ بُعِثَ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِشَىْءٍ، فَقَسَمَهُ بَيْنَ أَرْبَعَةٍ وَقَالَ " أَتَأَلَّفُهُمْ ". فَقَالَ رَجُلٌ مَا عَدَلْتَ. فَقَالَ " يَخْرُجُ مِنْ ضِئْضِئِ هَذَا قَوْمٌ يَمْرُقُونَ مِنَ الدِّينِ ".
Türkçe Çeviri
Ebû Saîd el-Hudrî (radıyallahü anh) şöyle demiştir: Peygamber 'e (Yemen'den Alî ibn Ebî Tâlib tarafından arıtılmamış altın cevherinden) bir mikdâr gönderilmişti. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) bunu dört kişi arasında bölüştürdü ve: — "Ben bunları (kendilerine ulaşan bu mala rağbetle İslâm'da sabit olmaları için) alıştırıyorum" buyurdu. Bunun üzerine bir adam: — Sen bu taksimde adalet etmedin, dedi. Peygamber : — "Bu adamın soyundan öyle bir kavim çıkacaktır ki, onlar dînden, okun avı delip çıkması gibi çıkacaklardır" buyurdu 11. Bâb Yüce Allah'ın Şu Kavli: "Sadakalarda, bağışlarda bulunan mü’minlerle bir türlü, güçlerinin yetebildiğinden başkasını bulamayan fakirlerle diğer bir türlü eğlenenler; Allah onları maskaraya çevirmiştir. Onlar için pek acıtıcı bir azâb da vardır" (Âyet: 79) . "Yelmizûne", "Ayıplıyorlar"; "Cuhdehum" ve "Cehdehum", " Tâkatuhum " yani "Takatleri" demektir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com