حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الرَّحِيمِ، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ سُلَيْمَانَ، أَخْبَرَنَا هُشَيْمٌ، أَخْبَرَنَا أَبُو بِشْرٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، قَالَ قُلْتُ لاِبْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ سُورَةُ الأَنْفَالِ قَالَ نَزَلَتْ فِي بَدْرٍ. الشَّوْكَةُ الْحَدُّ {مُرْدَفِينَ} فَوْجًا بَعْدَ فَوْجٍ، رَدِفَنِي وَأَرْدَفَنِي جَاءَ بَعْدِي {ذُوقُوا} بَاشِرُوا وَجَرِّبُوا وَلَيْسَ هَذَا مِنْ ذَوْقِ الْفَمِ {فَيَرْكُمَهُ} يَجْمَعُهُ. {شَرِّدْ} فَرِّقْ {وَإِنْ جَنَحُوا} طَلَبُوا {يُثْخِنَ} يَغْلِبَ. وَقَالَ مُجَاهِدٌ {مُكَاءً} إِدْخَالُ أَصَابِعِهِمْ فِي أَفْوَاهِهِمْ وَ{تَصْدِيَةً} الصَّفِيرُ {لِيُثْبِتُوكَ} لِيَحْبِسُوكَ.
Türkçe Çeviri
Saîd ibn Cubeyr dedi ki: Ben İbn Abbâs 'a: — el-Enfâl Sûresi (nin inmesi sebebi nedir) ? Diye sordum. O: — Bedir gazvesi hakkında indi, dedi "eş-Şevketu" (Âyet:71) , "Silâh ve keskinlik"; "Murdifîn" (Âyet: 9) , "Dalga dalga"; "Redifenî" ve "Erdefenî", "Benim ardımdan geldi" demektir. " Zûkû (Tadınız) " (Ayet:50) "Başlayınız ve tecrübe ediniz" demektir, buradaki "Zevk (Tatma) ", ağzın tatması nev'inden değildir. "Fe yerkumuhu" (Âyet:37) , "Onu bir yere biriktirip toplar". "Şerrid" (Âyet:57) , "Dağıt"; " Ve in cenahû ile'ssilmi" (Âyet:67) , "Ve eğer barışa meylederler, onu isterlerse". "es-Silmu, es-Selmu ve's-Selâmu"birdir, yani bir ma'nâyadır. "Hattâyushine" (Âyet.67) , "Gâlib gelinceye kadar". Mucâhid de şöyle dedi: " Mukâen" (Âyet.35) , parmaklarını ağızlarına sokmaları ve böylece ıslık çalmalarıdır; " Tasdiyeten ", düdük çalıp ses çıkartma ve elleri birbirine çarparak ses çıkartmaktır. "Li-yüsbitûke" (Âyet: 30) , "Seni habsetmeleri için". 2. Bâb “Şübhesiz yerde yürüyen hayvanların Allah katında en kötüsü, hakkı akıllarına sokmaz (ve hakkı duyup söylemez olan) sağırlar ve dilsizlerdir" (Âyet: 22) .
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com