حَدَّثَنَا أَبُو النُّعْمَانِ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، حَدَّثَنَا ثَابِتٌ، عَنْ أَنَسٍ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ الْخَمْرَ، الَّتِي أُهْرِيقَتِ الْفَضِيخُ. وَزَادَنِي مُحَمَّدٌ عَنْ أَبِي النُّعْمَانِ قَالَ كُنْتُ سَاقِيَ الْقَوْمِ فِي مَنْزِلِ أَبِي طَلْحَةَ فَنَزَلَ تَحْرِيمُ الْخَمْرِ، فَأَمَرَ مُنَادِيًا فَنَادَى. فَقَالَ أَبُو طَلْحَةَ اخْرُجْ فَانْظُرْ مَا هَذَا الصَّوْتُ قَالَ فَخَرَجْتُ فَقُلْتُ هَذَا مُنَادٍ يُنَادِي أَلاَ إِنَّ الْخَمْرَ قَدْ حُرِّمَتْ. فَقَالَ لِي اذْهَبْ فَأَهْرِقْهَا. قَالَ فَجَرَتْ فِي سِكَكِ الْمَدِينَةِ. قَالَ وَكَانَتْ خَمْرُهُمْ يَوْمَئِذٍ الْفَضِيخَ فَقَالَ بَعْضُ الْقَوْمِ قُتِلَ قَوْمٌ وَهْىَ فِي بُطُونِهِمْ قَالَ فَأَنْزَلَ اللَّهُ {لَيْسَ عَلَى الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جُنَاحٌ فِيمَا طَعِمُوا}.
Türkçe Çeviri
Bize Sabit el-Bunânî, Enes (radıyallahü anh) 'ten tahdîs etti (ki şöyle demiştir) : "Fadîh" denilen şu hurma şarâbının döküldüğü gün; - (Buhârî dedi ki:) Ve bana Muhammed (ibn Selâm el-Beykendî) , Ebu'n-Nu'mân'dan rivayetinde şunu ziyâde etti:- Enes dedi ki: Ben o gün Ebû Talha'nın evinde içki içmekte olan bir topluluğa sâkîlik ediyordum. Hamrın haram kılındığı hakkındaki kelâm indi. Rasûlüllah bir nidâcıya emredip i'lân ettirdi. Bu sesi işitince Ebû Talha bana: — Çık bak, bu ses nedir? Dedi. Enes dedi ki: Ben de çıktım, sonra dönüp: — O nidâcı: Ey mü'minler! Biliniz ki, şarâb haram kılınmıştır! diye nida edip i'lân ediyor, dedim. Bunun üzerine Ebû Talha bana: — Haydi, git, o şarâbı dök! Dedi. Enes dedi ki: (Döktüm, herkes de evindeki şarâbını döktü.) Medîne sokaklarında su gibi şarâb aktı. Enes dedi ki: O zaman Medîneliler'in hamrı "Fadîh" idi. Bu sırada halktan bâzı kimseler: — (Uhud günü mücâhidlerden) bir topluluk, karınlarında şarâb olduğu hâlde öldürüldüler (bunlar ne olacak) ? Dediler. Enes dedi ki: Bunun üzerine Allah: "îmân edip de iyi işler yaparak ölenlerin üzerine, daha evvel tattıkları şeyler hususunda günâh yoktur... " âyetini indirdi. 12. Bâb Yüce Allah'ın Şu Kavli: Ey îmân edenler, size açıklanırsa fenanıza gidecek şeyleri sormayın..." (Âyet: 101)
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com