حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ بَيْنَمَا النَّاسُ فِي صَلاَةِ الصُّبْحِ بِقُبَاءٍ إِذْ جَاءَهُمْ آتٍ فَقَالَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَدْ أُنْزِلَ عَلَيْهِ اللَّيْلَةَ، وَقَدْ أُمِرَ أَنْ يَسْتَقْبِلَ الْكَعْبَةَ، فَاسْتَقْبِلُوهَا. وَكَانَتْ وُجُوهُهُمْ إِلَى الشَّأْمِ فَاسْتَدَارُوا إِلَى الْقِبْلَةِ.
Türkçe Çeviri
Bize Kuteybe ibn Saîd, Mâlik'ten; o da Abdullah ibn Dînâr'dan tahdîs etti ki, ibn Omer (radıyallahü anh) şöyle demiştir: İnsanlar Kubâ'da sabah namazı içinde bulundukları sırada kendilerine bir adam geldi ve: — Bu gece Rasülullah'ın üzerine Kur'ân indirilmiş ve Ka'be tarafına yönelmesi emredilmiştir. Siz de Ka'be'ye yöneliniz, dedi. İnsanların yüzleri Şâm tarafına yönelik iken hemen Ka'be cihetine döndüler. 21. Bâb Yüce Allah'ın Şu Kavli: "Şübhe yok ki, Safa ile Merve Allah'ın şeâirindendir. İşte kim o Beyt’i hacc veya umre kasdı ile ziyaret ederse, bunları güzelce tavaf etmesinde üzerine bir be's yoktur. Kim gönlünden koparak bir hayır işlerse (mükâfatını görür) . Çünkü Allah tâatlerin ecrini veren ve hakkıyle bilendir" (Âyet: 158) . "Şeâir", "Alâmetler" demektir. Bunun müfredi "Şaîre'dir. İbn Abbâs: "Safvân", "Taş"tır, "Hıcâre" de denilir. Bunlar öyle çıplak taşlardır ki, üzerlerinde hiçbirşey bitirmezler; bunun müfredi "Safvâne"dir, bu da "Safa" ma'nâsınadır. "es-Safâ" ise cem’î içindir, demiştir
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com