وَيُذْكَرُ عَنِ الزُّبَيْدِيِّ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ أَخْبَرَنِي عَنْبَسَةُ بْنُ سَعِيدٍ، أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ، يُخْبِرُ سَعِيدَ بْنَ الْعَاصِي قَالَ بَعَثَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَبَانَ عَلَى سَرِيَّةٍ مِنَ الْمَدِينَةِ قِبَلَ نَجْدٍ، قَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ فَقَدِمَ أَبَانُ وَأَصْحَابُهُ عَلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِخَيْبَرَ، بَعْدَ مَا افْتَتَحَهَا، وَإِنَّ حُزْمَ خَيْلِهِمْ لَلِيفٌ، قَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ، لاَ تَقْسِمْ لَهُمْ. قَالَ أَبَانُ وَأَنْتَ بِهَذَا يَا وَبْرُ تَحَدَّرَ مِنْ رَأْسِ ضَأْنٍ. فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " يَا أَبَانُ اجْلِسْ " فَلَمْ يَقْسِمْ لَهُمْ.
Türkçe Çeviri
Ve ez-Zubeydî'den zikrolunur ki, ez-Zuhrî şöyle demiştir: Bana Anbesetu'bnu Saîd haber verdi. O, Ebû Hureyre'den işitmiştir. Ebû Hureyre, Saîd ibnu’l-Âs'ı haber veriyordu. Şöyle dedi: Rasûlüllah , Ebân'ı Medîne'den Necd tarafına doğru bir seriyye başında kumandan olarak göndermişti. Ebû Hureyre devamla dedi ki: Nihayet Ebân ve arkadaşları, Hayber'i fethetmesinin ardından (henüz Hayber'de iken) Peygamber 'in huzuruna geldiler. Atlarının yularları muhakkak hurma Iîfi idi. Ebû Hureyre dedi ki: Ben: — Yâ Rasûlallah, bunlara, yani Ebân ve beraberindeki arkadaşlarına ganîmetten mal ayırma! dedim. Ebân: — Ey dâl (yani sidr) ağacının başından yuvarlanıp gelen dağ kedisi, sen Rasûlüllah 'a bu sözü nasıl söylüyorsun? dedi. Bunun üzerine Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) : — "Yâ Ebân, otur!" buyurdu da onlara ganîmetten pay ayırmadı.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com