حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مُقَاتِلٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا مُوسَى بْنُ عُقْبَةَ، عَنْ سَالِمٍ، وَنَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ إِذَا قَفَلَ مِنَ الْغَزْوِ، أَوِ الْحَجِّ، أَوِ الْعُمْرَةِ، يَبْدَأُ فَيُكَبِّرُ ثَلاَثَ مِرَارٍ ثُمَّ يَقُولُ " لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ، وَهْوَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ، آيِبُونَ تَائِبُونَ عَابِدُونُ سَاجِدُونَ، لِرَبِّنَا حَامِدُونَ، صَدَقَ اللَّهُ وَعْدَهُ، وَنَصَرَ عَبْدَهُ، وَهَزَمَ الأَحْزَابَ وَحْدَهُ ".
Türkçe Çeviri
MûsâibnUkbe, Sâlim'den veNâfi'den; onlar da Abdullah ibn Omer (radıyallahü anh) 'den şöyle haber verdiler: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) gazveden yahut haccdan yahut umreden döndüğü zaman evvelâ üç kerre tekbîr eder, sonra da şöyle derdi: "Lâ ilahe ille’llâhu vahdehu lâ şerike lehû, Lehu’l-mulku ve lehu'l-hamdu ve huve alâ külli şey'in kadir. Âyibûne, tâibûne, âbidûne, sâcidûne li-Rabbinâ hâmidûn... Allah'tan başka ilâh yok, yalnız O vardır. O'nun ortağı yoktur, mülk O'nundur, hamd O'nundur. O herşeye güç yetirendir. Hepimiz O'na dönücüleriz, tevbe edicileriz, ibâdet edicileriz, secde edicileriz. Yalnız Rabb'imize hamd edicileriz. Allah va'dinde doğru oldu, kuluna yardım etti de yalnız olarak Arab topluluklarını hezimete uğrattı " .
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com