حَدَّثَنَا الْمَكِّيُّ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ أَبِي عُبَيْدٍ، عَنْ سَلَمَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ بَايَعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ عَدَلْتُ إِلَى ظِلِّ الشَّجَرَةِ، فَلَمَّا خَفَّ النَّاسُ قَالَ " يَا ابْنَ الأَكْوَعِ، أَلاَ تُبَايِعُ ". قَالَ قُلْتُ قَدْ بَايَعْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ. قَالَ " وَأَيْضًا ". فَبَايَعْتُهُ الثَّانِيَةَ،. فَقُلْتُ لَهُ يَا أَبَا مُسْلِمٍ، عَلَى أَىِّ شَىْءٍ كُنْتُمْ تُبَايِعُونَ يَوْمَئِذٍ قَالَ عَلَى الْمَوْتِ.
Türkçe Çeviri
Seleme ibnu’l-Ekva' (radıyallahü anh) şöyle demiştir: Ben Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ile bey'at etmiş, sonra ağacın gölgesi tarafına dönüp gelmiştim. İnsanlar (ın bey'at sıkışıklığı) hafifleyince Peygamber bana hitaben: — " Ey Ekva' oğlu! Sen bey'at etmezmisin ?" diye sordu. İbnu'l-Ekva' dedi ki: Ben de: — Ben bey'at etmişimdir yâ Rasülallah! diye cevâb verdim. O: — " Bir daha bey'at et !" buyurdu. Ben de kendisiyle ikinci defa bey'at ettim. (Râvîsi Yezîd ibn Ebî Ubeyd tarafından:) — (Yâ Ebâ Müslim!) O gün siz hangi madde üzerine bey'at ediyordunuz? diye soruldu da İbnu'l-Ekva': — Ölmek üzerine (yânı ölsek bile kaçmamak üzerine) , demiştir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com