حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ عَمْرٍو، عَنْ طَاوُسٍ، قَالَ حَدَّثَنِي أَعْلَمُهُمْ، بِذَاكَ ـ يَعْنِي ابْنَ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم خَرَجَ إِلَى أَرْضٍ تَهْتَزُّ زَرْعًا فَقَالَ " لِمَنْ هَذِهِ ". فَقَالُوا اكْتَرَاهَا فُلاَنٌ. فَقَالَ " أَمَا إِنَّهُ لَوْ مَنَحَهَا إِيَّاهُ كَانَ خَيْرًا لَهُ مِنْ أَنْ يَأْخُذَ عَلَيْهَا أَجْرًا مَعْلُومًا ".
Türkçe Çeviri
Tâvûs ibn Keysân şöyle demiştir: Bana bunu onların en âlim olanı, yani İbn Abbâs şöyle tahdîs etti: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ekinleri hareket etmekte olan bir tarlaya çıktı da: — " Bu arazî kimindir ?" diye sordu. Oradakiler: — Bu tarlayı Fulân kimse kira ile tuttu, dediler. Bunun üzerine Peygamber : — " Dikkat edin! Eğer o mal sahibi bu kiracıya o tarlayı minha yoluyla verseydi, kendisi için bu arazî karşılığında belli bir ücret almasından daha hayırlı olurdu " buyurdu.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com