حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا أَبُو شِهَابٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ زَيْدِ بْنِ وَهْبٍ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ كُنْتُ مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَلَمَّا أَبْصَرَ ـ يَعْنِي أُحُدًا ـ قَالَ " مَا أُحِبُّ أَنَّهُ يُحَوَّلُ لِي ذَهَبًا يَمْكُثُ عِنْدِي مِنْهُ دِينَارٌ فَوْقَ ثَلاَثٍ، إِلاَّ دِينَارًا أُرْصِدُهُ لِدَيْنٍ ". ثُمَّ قَالَ " إِنَّ الأَكْثَرِينَ هُمُ الأَقَلُّونَ، إِلاَّ مَنْ قَالَ بِالْمَالِ هَكَذَا وَهَكَذَا ". وَأَشَارَ أَبُو شِهَابٍ بَيْنَ يَدَيْهِ وَعَنْ يَمِينِهِ وَعَنْ شِمَالِهِ ـ وَقَلِيلٌ مَا هُمْ ـ وَقَالَ مَكَانَكَ. وَتَقَدَّمَ غَيْرَ بَعِيدٍ، فَسَمِعْتُ صَوْتًا، فَأَرَدْتُ أَنْ آتِيَهُ، ثُمَّ ذَكَرْتُ قَوْلَهُ مَكَانَكَ حَتَّى آتِيَكَ، فَلَمَّا جَاءَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ، الَّذِي سَمِعْتُ أَوْ قَالَ الصَّوْتُ الَّذِي سَمِعْتُ قَالَ " وَهَلْ سَمِعْتَ ". قُلْتُ نَعَمْ. قَالَ " أَتَانِي جِبْرِيلُ ـ عَلَيْهِ السَّلاَمُ ـ فَقَالَ مَنْ مَاتَ مِنْ أُمَّتِكَ لاَ يُشْرِكُ بِاللَّهِ شَيْئًا دَخَلَ الْجَنَّةَ ". قُلْتُ وَإِنْ فَعَلَ كَذَا وَكَذَا قَالَ " نَعَمْ ".
Türkçe Çeviri
Ebû Zerr (radıyallahü anh) şöyle demiştir: Ben (bir seferde) Peygamber 'in beraberinde bulundum. (Dönüşte) Peygamber onu, yani Uhud Dağı'nı görünce: — " Uhud'un benim için altın olmasını, ondan bir dinarın üç günden fazla yanımda beklemesini arzu etmem. Ancak bir dînâr müstesna; O bir dînârı da ben yalnız bir borç (ödemek) için hazırlarım " buyurdu. Sonra devamla: — " (Malca zengin) çok kimseler vardır ki, onlar (sevâbca) çok azdırlar; ancak malı (iyilik yolunda) şöyle şöyle sarf etmiş olan müstesna! - Râvî Ebû Şihâb Abdu Rabbih önüne, sağına ve soluna işaret etti- . “Bunlar da pek azdır " buyurdu. Sonra Peygamber bana: — '' (Ben yanına gelinceye kadar) yerinde dur !" buyurdu ve uzak olmayan bir yere gitti. Bu sırada ben bir ses işittim de Peygamber in yanına gitmek istedim. Sonra O'nun " Ben gelinceye kadar yerinde bekle !" sözünü hatırladım (da gitmedim) . Gelince: — Yâ Rasûlallah! O işittiğim (ne idi) ? Yâhud: O işittiğim ses (ne idi) ? Diye sordum. Rasûlüllah : — " Sen de (bir ses) işittin mi ?" buyurdu. Ben de: — Evet (işittim) , dedim. Rasûlüllah : — " Yanıma Cibril aleyhisselâm geldi de bana: Ümmetinden her kim Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayarak ölürse cennete girer, sözünü söyledi " dedi. Ben: — (Yâ Rasûlallah) şöyle şöyle (zina ve hırsızlık gibi) bir günah işlerse de mi? diye sordum. Rasûlüllah : — " Evet " diye tasdik buyurdu .
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com