حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ صَالِحٍ أَبِي الْخَلِيلِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْحَارِثِ، رَفَعَهُ إِلَى حَكِيمِ بْنِ حِزَامٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " الْبَيِّعَانِ بِالْخِيَارِ مَا لَمْ يَتَفَرَّقَا ـ أَوْ قَالَ حَتَّى يَتَفَرَّقَا ـ فَإِنْ صَدَقَا وَبَيَّنَا بُورِكَ لَهُمَا فِي بَيْعِهِمَا، وَإِنْ كَتَمَا وَكَذَبَا مُحِقَتْ بَرَكَةُ بَيْعِهِمَا ".
Türkçe Çeviri
Hakîm ibn Hızâm (radıyallahü anh) şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem.A.V.) şöyle buyurdu: " Alışveriş eden iki kişi (yani satıcı ile satın alıcı) birbirlerinden ayrılmadıkları müddetçe -yahut: Ayrılıncaya kadar, dedi- muhayyerliğe sâhiptirler. Bunlardan her biri dürüst ve doğru söyler ve (mala, semene âid hususları) birbirlerine beyân ederlerse, bu alışverişlerinde kendilerine bereket ihsan olunur. Eğer iki taraf (mal ve bedelin ayıbını ) gizlerler ve yalan söylerlerse, bu alışverişlerinin bereketi giderilir ".
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com