حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَيَّاشٍ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعَيْبُ بْنُ أَبِي حَمْزَةَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنْ قَالَ حِينَ يَسْمَعُ النِّدَاءَ اللَّهُمَّ رَبَّ هَذِهِ الدَّعْوَةِ التَّامَّةِ وَالصَّلاَةِ الْقَائِمَةِ آتِ مُحَمَّدًا الْوَسِيلَةَ وَالْفَضِيلَةَ وَابْعَثْهُ مَقَامًا مَحْمُودًا الَّذِي وَعَدْتَهُ، حَلَّتْ لَهُ شَفَاعَتِي يَوْمَ الْقِيَامَةِ ".
Türkçe Çeviri
Câbir (radıyallahü anh) 'den: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: "Her kim ezanı işittiği zaman : Allâhumme Rabbe hâzihi’d-da'vetit-tâmme ve's-salâtil kaaimeti, âti Muhammeden el-vesîlete ve’l-fadîlete ve'b 'ashu makaamen Mahmuden ellezî vaattehu (= Yâ Allah, ey bu tam da'vetin ve kılınmak üzere olan bu namazın Rabb'ı, Muhammed'e vesileyi, fazileti ihsan et. Bir de kendisine va'd ettiğin Makaam-ı Mahmûd'u verip oraya ulaştır) derse, kıyâmet gününde benim şefaatim ona vâcib olur"
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com